| Yazan |
Konu  |
 |
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 20:36:09
şimdi gözüm, bir holivuud filminde iyi ve kötü adamın karşı karşıya geldiğini düşün. terkedilmiş bir amerikan kasabasındasın. uğursuz bir rüzgar esiyor. barın iki yana açılan kapıları alkış tutar gibi çırpınıyor ve ortalıkta toz duman içinde çalılar yuvarlanıyor. iyi ve kötü adamın kasları gerilmiş, göz kırpmaya bile cesaret edemeden parmaklarının ucuyla tabancalarının kabzalarını okşuyorlar.iki adam, gözlerini birbirine dikmiş eşit şartlar içinde bakışıyorlar. kim daha hızlı silah çekiyorsa o kazanacak. bi kere bu tabloda kimsenin dikkatini çekmeyen olasılık dışı bir mantık hatası var. Yazan - Hacivat - 21/09/2009 17:19:45

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 20:37:33
allaalla, neymiş bu mantık hatası?

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 20:41:56
kötü adamın orada ne işi var ki gözüm, eşit şartlar içinde, mertçe, yüzyüze bakarak düello etsin? iyi adam banyoda çıplakken, savunmasız durumdayken veya ne bileyim, arkası dönükken ya da kalleşçe pusu kurup öldürebilir.kötü adama eşit şartlarda düello etmeye zorlayan faktör ne olabilir? adı üstünde, kötü adam...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 20:47:17
yahu tam da o anda herifin mertliği tutmuş olamaz mı? bari öleceksem de öbür tarafa mundar gitmeyeyim falan diye düşünmüştür.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 22:38:59
tamam, diyelim ki; o anda kötü adamın mertliği tutmuş ve iyi adamla aynı düzlemde ve eşit şartlarda mücadele etmeyi kabul etmiş olsun.şimdi bu meseleyi biraz daha açalım gözüm: mertlik, dürüstlük, silahsız adama ateş etmemek, arkadan vurmamak, açık sözlü, yalansız, içten ve namuslu olmak, büyüklerine saygı küçüklerine sevgi göstermek, beş vakit namaz kılmak, içki/kumar/uyuşturucu/gece alemi gibi kötü alışkanlıklardan uzak durmak gibi kavramlar iyi adamın düzleminde bulunur. kötü adamın düzleminde bulunmaz. normal şartlarda, kötü adamın "iyi olanın kazandığı" platforma girmemesi gerekir. alavare dalavarenin hakim olduğu, kötülük kokan ortamda işi bitirmiyor da, filmin sonunda neden deplasmana çıkıyor. herkesin eşit şartlarda bulunduğu ve en hızlı silah çekenin kazanacağı düello ortamı kötü adam için deplasman değil mi? karanlık, neden aydınlığın ve ışığın hakim olduğu düzlemde eşit koşullarda platforma çıkmayı kabul eder?

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:07:09
tam filmin ortasındayken, iyi adam kalleşçe bir pusuya kurban gitseydi veya ensesinden tek kurşunla öldürülseydi, film biterdi. insanlık da ölürdü. o andan sonrasının bir anlamı kalmaz, aksiyon falan bulunmazdı.belki de, kötü adam daha fazla kötülük yapmak için filmin bitmesini istemiyor. öyle ya, kötülük yapabilmek için bile insanlığa ihtiyaç var. ama filmin sonunda, niye iyi adamın düzleminde ve deplasmanda sahneye çıktığını tam olarak anladığım söylenemez. ya hakkatten, niye ya?

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:10:53
işte bu soru gözüm, iyi bir soru... sabahtan beri aynı şeyi söylüyoruz ama hiç bir şey söylemedik. eh, bu da bir meziyet aslında...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:20:25
dur hele haci, şu yukarıdaki son mesajın doğru değil. düzeltme yapmam gerekiyor. doğrusu şöyle olmalıydı: "sabahtan beri aynı şeyi söylüyoruz ama hiç biri birbirine benzemiyor"

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:23:18
yok gözüm, senin mesajında da bazı yanlışlıklar var. son olarak mesajı şu şekilde düzeltebiliriz: "insanlık tarihin başlangıcından beri aynı şeyleri söylüyor ama hiç birinin birbirine benzediği söylenemez"

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:32:26
yahu haci, bana pek aynı şeylermiş gibi gelmiyor. yani kimin aklına gelirdi ki, filmin sonunda kötülük iyiliğin bulunduğu mahalleye gelecek ve deplasmanda iyiliğe meydan okuyacak, üstelik eşit koşullarda...

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 13/09/2009 : 23:42:19
bunu yapıyor, ama bu noktada tuhaf olan bir şey var: iyinin mahallesine girerken kaybedeceğini biliyor olması...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 18/09/2009 : 22:19:19
yani, aslında iyilik kazanmıyor; kötü ve çirkin olan, iyinin kazanmasına izin veriyor mealinde bir şeyler söylüyorsun ama... tekrar edeyim: ya sarhoşsun, ya dalga geçiyorsun, ya da fena halde kafayı sıyırdın.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 18/09/2009 : 22:27:10
dördüncü bir olasılık daha var ama her nedense göz ardı etmişsin.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 18/09/2009 : 22:29:54
neymiş o dördüncü olasılık... düşündüm ama, aptallıktan başka bir olasılık gelmiyor aklıma.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 21/09/2009 : 07:14:49
o kelimenin aslı aptal değil abdal olacak gözüm. bu iki kelime arasındaki ironik ses benzerliği senin de kafanı kurcalamıyor mu? ama kurcalamak için insanda önce bir kafa olması lazım tabii...şimdi gözüm, dördüncü olasılık şu: benim üstün zekalı, yetenekli, kendisine gaipten malum olan, Allah katında üstün bir mevkiye ulaşmış, bilgisini ve becerilerini en saf haldeki bozulmamış kaynağından alan, aynı anda hem zirvede hem de en alçakta olabilen, yaratıcı, yeniliklere açık, yeniyi ve eskiyi çok iyi kaynaştırabilen, en önemlisi de otoritenin zulmüne ve baskıcı iktidarına hayatı pahasına dimdik karşı çıkabilen biri oluşum...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 21/09/2009 : 07:18:46
alıntı: otoritenin zulmüne ve baskıcı iktidarına hayatı pahasına dimdik karşı çıkabilen biri oluşum...
bence şu yazdıkların doğru değil haci. buna abdallık değil düpedüz aptallık denir.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 21/09/2009 : 17:10:00
bi kere ben aptal değil abdalım gözüm. üst düzey zihinsel ve duygusal niteliklerim var. aynalar bile güzelliğim karşısında ışığı yansıtmaktan vazgeçip kapkara bir deliğe dönüşür. hatta ada bile karşısında beni gördüğünde "çok güzelim bu akşam" cümlesini telaffuz edemez, dili tutulur.üstün empati yeteneğim sayesinde karşımdakinin ne düşündüğünü, ne mal olduğunu şıp diye anlarım. sezgisel yeteneklerim üst düzeydedir ve kafayı bulmadığım sürece bu konuda şimdiye kadar hiç yanılmadım. narsizm denilen hastalıklı psikiyatrik vaka bile üzerimde yakaya takılan kırmızı karanfil gibi durur gözüm.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 23/09/2009 : 00:57:09
mazharfuatözkan'ın bir şarkısı vardı. sen neymişsin be abi :)

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 23/09/2009 : 01:19:55
sözlerini eklemeyi unutmuşsun. senin yerine ekleyeyim dedim :)Peki peki anladık Her şeyden sen anlarsın Peki peki anladık Her şeyi sen bilirsin En güzel grubu sen kurdun En güzel ritmi sen buldun En iyi dalgıç sensin En güzel filmi sen çektin Peki peki anladık Peki peki anladık En güzel sen bakarsın Peki peki anladık En güzel sen ağlarsın İlk önce sen başlattın En önce sen yavaşlattın En uzağa sen gittin En çabuk da sen döndün Peki peki anladık Sen neymişsin be abi! Peki peki anladık En güzel sen gülersin Peki peki anladık En güzel sen söversin En güzel yemeği sen yaptın En güzel kızı sen kaptın En güzel tumbayı sen çaldın En güzel şarkıyı sen yazdın Peki peki anladık Sen neymişsin be abi! Peki peki anladık Her şeyden sen anlarsın Peki peki anladık Her şeyi sen bilirsin En güzel grubu sen kurdun En güzel ritmi sen buldun En iyi dalgıç sensin En güzel filmi sen çektin Peki peki anladık Sen neymişsin be abi!

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 23/09/2009 : 07:16:33
yok yahu, unutmadım. ama aklıma gelmemişti şarkının sözlerini buraya yazmak. haline bakılırsa bu şarkı tam da seni anlatıyor.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 26/09/2009 : 23:50:41
yav aslında az bile anlatıyor. şimdiki davranışlarımı analiz edip, değerlendirip, 5 yıl sonra başıma neler gelebileceğini yüzde seksen doğrulukla tahmin edebiliyorum ben...genellikle hiç yanılmıyorum.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 26/09/2009 : 23:53:57
vay be! peki 5 yıl sonrasının haci'sinin genel durumu hakkında küçük bir tasvir istesem, fazla mı ileri gitmiş olurum?

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 27/09/2009 : 03:09:27
5 yıl sonra, bu dünyadaki varlığımı devam ettirebileceğimi sanmıyorum gözüm. yüzde seksen doğruları söylediğimden eminim ama bu sefer geriye kalan yüzde yirminin doğru olmasını istiyorum.parayı beş kez fırlattım ama her seferinde tura geldi. bu kez yazı gelme olasılığı çok yüksek... bunu yürekten istiyorum ama bazen milyonda bir olasılıklar tutuyor.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 27/09/2009 : 04:06:16
valla ne yalan söyleyeyim, söylediklerinden hiç bir şey anlamadım. şimdi bu salakça mesajları yazmak için harcadığın enerji, zaman vesaire hepsi boşa gitmiş olmuyor mu? üstelik söylediklerini benim anlayacağım biçimde netleştirmek için açıklayıcı olarak tekrar yazman gerekecek.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 27/09/2009 : 04:23:30
peki gözüm, ortaokul zekasına hitap edecek şekilde tekrar yazayım.yani diyorum ki; önümüzdeki 5 yıl içinde terk-i diyar etme olasılığım çok yüksek. başka bir deyişle, yüzde seksen olasılıkla her an ölebilirim ama bunun olmasını istemiyorum. geriye kalan yüzde yirmi olasılığın gerçekleşmesini istiyorum ama beş kez yaşama hakkımı kullandım ve şimdi elimde sadece beşte bir olasılık var. buna rağmen umutluyum çünkü milyonda bir olasılıkların bile gerçekleştiğini biliyorum. şimdi anladın mı?

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 27/09/2009 : 04:49:19
yahu tamam, ne demek istediğini anladım ama bunu ifade etme biçimin yanlış... çok saçma... ciddi matematik ve mantık hatalarıyla Türkçe dilinin anlatım gücünün ırzına geçmişsin.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 02:54:24
yok yahu gözüm, o kadar da değil... tamam, cümlelerimin bazılarını, sarhoşluğum geçtikten sonra ben de anlamakta zorlanıyorum ama söylediğin gibi Türkçe dilinin ırzına geçmiş falan değilim; bunu kabul edemem. hem herkesin dilinde olan, anlaşılması imkansız ama halka mal olmuş öyle örnekler var ki, eminim yazarı bile sonradan kendi yazdıklarını anlamaya çalışırken zorlanacaktır.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 03:11:08
hadi ya! şu örneklerden birini buraya alsan da, ben de öğrensem şu yazarının bile anlamakta zorlandığı ama herkesin dilinde olan cümleleri...

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 05:02:24
mesela "amonyak çiçeği" gözüm. araştırdım böyle bir çiçek yok. son iki gündür kafama takıldı, acaba Can Baba "yakanda bir amonyak çiçeği" derken ne demek istedi diye...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 05:41:37
ama haci, tek mısradan elbette bir şey anlaşılmayabilir. şiirin bütününe bakmak lazım.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 05:47:14
peki gözüm, ilgili bölümü kopyaladım. ayrıca Ahmet Kaya yorumunu da dinlemek istersen burada: http://www.mp3dinlex.com/903/Ahmet-KayaSevgi-Duvarisen miydin o yalnızlığım mıydı yoksa kör karanlıkta açardık paslı gözlerimizi dilimizde akşamdan kalma bir küfür salonlar piyasalar sanat sevicileri derdim günüm insan içine çıkarmaktı seni yakanda bir amonyak çiçeği yalnızlığım benim sidikli kontesim ne kadar rezil olursak o kadar iyi

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 06:07:29
Ahmet Kaya sidikli kontesi pasaklı kontes diye değiştirmiş

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 06:11:49
yahu gözüm, mevzu o değil. mutlaka melodiye uydurmak için ya da sidik kelimesi müziğin asaletine yakışmadığı için yapmıştır. sen şu amonyak çiçeğinden ne anlıyorsun onu söyle...

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 06:44:15
anlaşılan senin kimya bilimi ile pek alakan yok haci. bu konuda cahil kalmışsın. bu amonyak var ya, aynı sidik gibi kokar. özellikle sıcak yaz aylarında, zorunluluk yüzünden bazen girmek durumunda kaldığımız umumi keneflerde duyduğun o koku amonyak kokusudur.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 07:10:01
aslında bunu tahmin etmiştim ama tam olarak emin değildim gözüm. o halde Can Baba, kenef gibi pis kokan yalnızlığını, yakaya takılan bir çiçek gibi gittiği her yerde, hatta kalabalıklar arasında bile taşımak zorunda kaldığını söylüyor öyle mi?

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 07:18:27
evet öyle... salonlarda, piyasalarda, sanat sevicileri arasında bulunmasının tek sebebinin, yalnızlığını insan içine çıkarmak olduğunu söylüyor. gün boyu bütün derdi buymuş. ama diğer taraftan da yalnızlığını seviyor. pis kokulu olsa da ona kontes payesi veriyor.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 08:06:37
yahu gözüm, Can Baba bunları böyle dolambaçlı yollardan, mısralara hapsederek anlatacağına, şöyle anlatsaydı daha iyi olmaz mıydı?yahu ben kendimi yalnız hissediyorum. bu lanet olasıca yalnızlık, aynı kenef gibi pis kokuyor. üzerime yapışmış ve bir türlü temizlenemiyorum. çevremde, salonlarda, piyasalarda sanat sevicileri kol geziyor. bana değil, sanatıma değer veriyorlar. kendimi rezil hissediyorum ve ya göründüğün gibi ol, ya da olduğun gibi görün felsefesi uyarınca, ne kadar rezil olursam kendimi o kadar iyi hissediyorum. bu yüzden sabahtan akşama kadar içiyorum. çevremde insanlar pervane oluyor ama hiç kimse yalnızlığımı görmüyor. bu amına koduklarım yüzünden, kör karanlıkta nereye gideceğini şaşırmış, işlevsiz adamlara döndüm. yalnızlığıma sarılmaktan ve şiir yazmaktan başka bir seçeneğim yok.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 05/10/2009 : 08:34:38
ama o zaman bunun adı sanat olmazdı ki haci...açıkça, dürüstçe ve yalansız ifade edilmiş dobra dobra bir düşünce olurdu. sanat sevicileri de kaçıp giderdi. bu sefer, "yalnızlığım benim sidikli kontesim" falan diye salonlarda piyasalarda dolaşmak varken, dımdızlak ortalıkta kalakalırdın.

|
Hacivat
Kaplumbağa
811 Mesaj
|
Gönderildi - 08/10/2009 : 18:00:41
demek ki neymiş gözüm, en karanlık duygu ve düşünceler bile sanat kılıfına uydurulduğu zaman bir sorun teşkil etmiyormuş. türk toplumunun yüzde altmışı aptaldır dediğin zaman herkes buna duyarlılık gösteriyormuş ama türk toplumunun yüzde altmışı kültürel, sosyal, ekonomik nedenler ve beslenme bozuklukları yüzünden kendini tam olarak ifade edemiyor dediğin zaman, söylediklerin arada kaynayıp gidiyormuş.

|
Karagöz
Kaplumbağa
799 Mesaj
|
Gönderildi - 10/10/2009 : 19:01:11
yahu ne alakası var? durup dururken Can Yücel'in şiirini yorumlamaya kalktın, şimdi de Aziz Nesin'in "türk toplumunun yüzde altmışı aptaldır" sözüne atıfta bulunuyorsun. ne alakası var haci?

|