| Yazan |
Konu  |
 |
serencam
Kaplum
Türkiye
112 Mesaj
|
Gönderildi - 26/05/2004 : 22:55:14
"Benötesi Psikoloji" si ve "Psikoterapi" si nedir ? Benötesi Psikolojisi yani BP, öncelikle her insanın derinliklerinde, genelde bilinen, güncel hayata yansıyan yönünden daha yüce bir yönü, olduğuna inanır. Bu yüce yönümüzden kaynaklanan ilham, bizleri hep daha mükemmele, hep daha kusursuza doğru, yönlendirir. (ultimate state) yüce yanımızın etkisiyle, gelişmeye yönelik (growth centered attitude) ve "kendini gerçekleştiren" (self actualisation) varoluş konumuna geçilir. Anlatılmak istenen "bireyselliğin ötesinde, bireysel insanın gelişme sürecinin ötesinde, bireysel insandan daha fazla muhteviyatı olan bir süreç" tir. #1 Mükemmel hale doğru, başladığı yolculukta, her birey kendi seçtiği bir yolda olabilir ve yol değiştirmekte özgürdür. BP nin anlatılmak istenen çalışma alanı bireyler arası (interpersonal) olmaktan ziyade birey içi (intrapersonal) dir. BP, insanı sonsuz gelişme potansiyeli olan bir varlık olarak kabul eder ve bu nedenle bitmiş bir süreç değil, gelişme halinde bir ekoldür. "Transpersonal Psychology" deyimi ve tanımlanması ilk kez Abraham Maslow tarafından kullanılmış ve Maslow benötesi psikolojisinin ilk teorik temellerini atmıştır. Benötesi deneyimler, tanımları itibarıyle, kimlik duygusu ve benlik kavramını aşar (öte=trans) ve insanlığın daha geniş yönlerini ihtiva eder. Bunlar; hayat, ruh, evren ve hatta evren ötesidir. Tamam siteyi ayaklarınıza kadar getirdim :) Devamı için www.benotesi.com'a tıklayın
|
bıkkın
Kaplumba
354 Mesaj
|
Gönderildi - 26/05/2004 : 23:34:35
Gazalinin kendi hayatında şüpheyle yola çıkıp günümüze kadar gelen bütün felsefi akımları bin yıl önce yaşayıp ta bulduğu gönül yolu ile ben ötesinin pek farkı yok sanırım(inceleyebildiğim kadarıyla)

|
bıkkın
Kaplumba
354 Mesaj
|
Gönderildi - 27/05/2004 : 23:19:58
varoluş haline dönerek bireyselliğin ötesine geçmek,ruhu bedenden soyutlayarak nefsi hiç saymak.klasik tasavvufi bir yaklaşım ve akıl tümüyle dışlanmış.bu yaklaşımla insan hayatına devam edebilir mi?kendimizi bu yöntemle tanıyabilirmiyiz? bence hayır.

|
aybala
Kaplumbağa
Türkiye
10390 Mesaj
|
Gönderildi - 28/05/2004 : 10:13:19
sen ne kadar kendini tanıyıp, insan olmanın erdemlerine ulaşsan da yinede karşındakinin anladığı kadarsın.. bu yüzden bence de hayır..

|
antioxidan
Kaplumbağa
Türkiye
815 Mesaj
|
Gönderildi - 29/05/2004 : 05:25:27
Ben'i bulduk ta otesine mi gectik. Insan mevhum delisi bir varliktir. Hayallerinin besiginde uyur. Bazilari kendi ben'ini eloglunun ben'inden buyuk sanirmis; ama eloglunun ben'i ile kazara tanisinca kendi ben'ine bi tokat, dizinin kirdigi gibi, alemine dondururmus. Ben'ine zirvede eren yoktur ki, otesinin taliplisini arayalim.

|
serencam
Kaplum
Türkiye
112 Mesaj
|
Gönderildi - 30/06/2004 : 21:36:25
Ben'ine zirvede eren vardır Sevgili Antioxidan. O da Peygamber Efendimiz(sav)'dir.Eğer benine ulaşmak istiyorsan benine ulaşıp ötelerde seyahat eden o Zat'ın hayatını okumanı acizane tavsiye ederim. Sevgili Bıkkın düşüncelerinde haklı olabilirsin.Ama bence biraz daha ılımlı yaklaşabilirsin.Çünkü tıpkı senin gibi ben de sadece kalp ile gidilen bir yoldan hoşlanmıyorum.Kalp+ akıl olmalı.Bu biraz kişilikle alakalı.Ama şunu da iyi biliyorum ki bu yüzyılda yaşayan her insanın en büyük zayıflıklarından birisi kalp yönünün zayıflığı.Benötesi biraz bu eksikliğimizi gözler önüne seriyor.Ve insanların boş uğraşılarını bir kenara bırakıp kendini irdelemesini teşvik ediyor. Ve Sevgili Aybala kendimizi karşımızdakine göre değerlendirip tanıyacaksak o zaman hiç yaşamayalım daha iyi.Bu zaten bir erdem değildir.Asıl erdem kendimizdeki eksikleri görüp onları tamamlayabilmek ve varolan üstün meziyetlerimizden dolayı gururlanmamaktır.

|
serencam
Kaplum
Türkiye
112 Mesaj
|
Gönderildi - 30/06/2004 : 21:38:55
Konuya biraz daha geniş perspektiften bakarsak aynı şekilde düşüneceğimizi ümid ediyorum.Biraz daha olumlu yaklaşım, biraz daha inceleme lütfen...( Bu arada ben de hala aynı konuyu incelemedeyim.)

|
bıkkın
Kaplumba
354 Mesaj
|
Gönderildi - 30/06/2004 : 22:51:58
ben dediğimizde yalnız ve yalnız ruhumuzu kastediyorsak ben ötesi veya meditasyon adı her ne olursa olsun ruhu bedenden sıyırırarak düşünme katsayısını düşürdüğümüz bir yöntemle ancak anlık mutluluklar ve hazlar elde ederiz.oysa biz bu hayatı bedenimiz ve ruhumuzla yaşamak zorundayız.böyle yöntemler kendimizi oyalamaktan başka işe yaramaz.tabi tümüyle uçmamışsanız.uçanlar oldumu bilinmez ama bu yöntemler özellikle tasavvuf islamiyetin bilime yaklaşımını değiştirmiştir.tasavvuf anlayışı islamiyette geliştikten sonra yani gazali,yunus,mevlana ve hacı bayramı veliden sonra islam dünyası bilim ürtemez hale gelmiştir.farabi ve ibni sina gibi dehalar yetişmez olmuştur.kuranın bu dünya ile ahıret arasında başka bir deyişle ruh ve beden arasında uygulanacak bir dengeyi emrettiğini asla unutmamamız gerekir.

|
bıkkın
Kaplumba
354 Mesaj
|
Gönderildi - 30/06/2004 : 23:02:07
yüzyılın insanlarında maddesel fayda mantığının hat safhada geliştiği doğrudur fakat bunu önlemenin yolu kesinlikle bu tür yöntemler değildir.insan hayatına sevgiyle yön vermeyi ve onunla şekillendirmeyi öğrenmelidir.

|
antioxidan
Kaplumbağa
Türkiye
815 Mesaj
|
Gönderildi - 01/07/2004 : 04:35:19
alıntı:
Ben'ine zirvede eren vardır Sevgili Antioxidan. O da Peygamber Efendimiz(sav)'dir.
Haklisiniz. Yazarken genel insan mefhumunu dikkate almistim. Onu ve diger peygamberleri kastetmemistim. Sizin dediginizi daha da genisletirsek, din baglamli inanc sunu gerektirir: Butun peygamberler benlerinin zirvesine ermislerdir. Onlari ornek alanlara bu ufuk mumkundur; ama ermek kesin degildir.

|
MJGN
Kaplumbağa
Turkiye
1517 Mesaj
|
Gönderildi - 01/07/2004 : 05:20:40
Ben ötesi terapisi, gerçek anlamda bir terapi getirir amacına uygun ve kontrollü gidilirse. Kişi kendi "ben" sorunun farkına varamaz önce, bu konuda bilgili ve durugörü sahibi biri ona yardımcı olur farkındalığı için. Yaradılıştan oluşan ve derinlerde bulunan o "sır"rın farkındalığı süreç içinde oluşur. Kendi kendine ve bunun hızla farkına varanlar olsa da istisnaları bozmaz. Şu an bulunulan konum her ne olursa olsun içten gelen ses sürekli farklı şeyleri, gerçekte herkesin yapması gereken bir işi olsa da, asıl "iş"i konusunda yapması gerekenleri fısıldar. Bedensel ve dünyaya ait üst beyin davranışları ile, o fısıltı halinde konuşan iç ses ya da alt beyin davranışları birgün dengeye ulaştığında fısıltılar yükselir ve gerçek gırtlak sesine dönüşür, o zaman misyonun ne olduğunu görür kişi. Bedenen ve ruhen dengeli, şu anı ve ötesini ve geçmişi birlikte değerlendiren kendine ve insanlığa faydalı bir birey haline gelir.

|
sufi
Kap
Türkiye
2 Mesaj
|
Gönderildi - 21/12/2004 : 11:44:43
Bir ben var benden içeri Bilgiyi almak isteyen daha da önemlisi kader planında alması gereken alacaktır.Diğerleri hala akıl mantık ve benlik üçgeninde gerçekten uzaklarda yaşamaya devam edecektir.

|